<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.saglik.net.tr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglik.net.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 26 Jan 2010 08:38:13 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>ÇOCUĞUMA YEMEK YEDIREMIYORUM&#8230;</title>
		<link>http://www.saglik.net.tr/cocuguma-yemek-yediremiyorum-2.html</link>
		<comments>http://www.saglik.net.tr/cocuguma-yemek-yediremiyorum-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 08:38:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik.net.tr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.net.tr/?p=2730</guid>
		<description><![CDATA[0-6 yaş döneminde annelerin-babaların özellikle vurguladığı bir problemdir YEMEK YEMEK…
“O kadar özenerek hazırlıyorum bir lokma bile yediremiyorum, benimle hep inatlaşıyor ve asla sözümü dinlemiyor.”
“ Bir türlü YEMİYOR sadece televizyon karşısında yemek yedirebiliyorum.” gibi ifadeler kullanılmaya başlamışsa yemek yemek gibi çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için gerekli olan bu temel ihtiyaç problem olmaya başlamış demektir.
Yemek yemek ; çocuğunuzun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">0-6 yaş döneminde annelerin-babaların özellikle vurguladığı bir problemdir YEMEK YEMEK…</span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">“O kadar özenerek hazırlıyorum bir lokma bile yediremiyorum, benimle hep inatlaşıyor ve asla sözümü dinlemiyor.”</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">“ Bir türlü YEMİYOR sadece televizyon karşısında yemek yedirebiliyorum.” gibi ifadeler kullanılmaya başlamışsa yemek yemek gibi çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için gerekli olan bu temel ihtiyaç problem olmaya başlamış demektir.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Yemek yemek ; çocuğunuzun önemli fiziksel ihtiyaçlarından biridir. Düzenli ve yeterli düzeyde beslenme çocuğunuzun sağlıklı büyümesi açısından öncelikli koşullardan biridir. Çocuğunuzun sağlıklı beslenmesi için almış olduğunuz yeşil ve vitamin dolu sebzelerle sırf sağlıklı beslensin diye saatlerinizi ayırarak hünerli ellerinizle hazırlamış olduğunuz o güzel tabağı önüne koyduğunuzda red cevabı almanız sizi çileden çıkarabilir. İşte burada sabırlı olmalı ve öfkenizi kontrol etmelisiniz. Hazırladığınız o güzelim yemeği yemiyor …peki bu durumda ne yapmalısınız.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Öncelikle istediğimiz bu konuda onunla çok fazla inatlaşmamanız, genellikle bu durumda anne yemesi konusunda ısrarcı olmakta ve çocukla bir mücadeleye girmektedir. Yapılan bu tür müdahale ve mücadeleler çocuğu yemek gibi doğal bir ihtiyaçtan daha da uzaklaştırmakta ve anne-çocuk arasındaki uçurumu arttırmaktadır. Yemek yeme ile ilgili yaşanılan çatışma gün içindeki diğer çatışmalarınızın bir başlangıcını oluşturacaktır. Onunla inatlaşmayın , yemeğin doğal bir ihtiyaç ve rutin bir aktivite olduğunu ona konuşmalarınız ve davranışlarınızla gösterin. Ona bu konuda anne ve baba olarak doğru model olmalısınız.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Yemek saatlerinde yemek masasında ailecek yer almalı ( yemek masasında herkesin belirli bir yeri olabilir) ve menüde yer alan yemekler ailenin tüm üyeleri tarafından sırası ile yenmeli, ( babanın yemek seçme veya pırasa yememe gibi bir özelliği varsa bu çocuk için yanlış bir model oluşturabilir) Yemek hazırlanmadan 10-15 dakika önce yemeği hazırlayacağınızı ona iletmelisiniz. Oyun aktivitesi veya uğraşısı bitmeden oyunun başından apar topar yemek masasına oturtulacak bir çocuğun yemek masasında mutsuz olması ve yemeğini yemeye tepki göstermesi beklenilen bir sonuçtur. Bu nedenle öncelikle onu sözel şekilde hazırlayın “Birazdan yemek yiyeceğiz” gibi, oyun aktivitesini ona göre ayarlamasını sağlamış olacaksınız, bu şekilde suç da sizden kalkacaktır, artık yemek masasında daha haklı olabileceksiniz.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Yemek öncesinde yemeğin hazır olacağını söylemenize rağmen yemek masasına gelmeyen bir çocuğunuz varsa ; inatlaşmayın , siz ve diğer aile üyeleri masadaki yerlerinize oturun ve yemeğinize başlayın, onun bu davranışını görmemezlikten gelin ve onunla ilgilenmeyin, asla ve asla başka yemek alternatifi sunmayın, yemeği yemek masası dışında bir yere taşımayın.Unutmayın yemek sadece yemek masasında yenir ve doğal bir ihtiyaçtır. Bu durumda anneler genelde olaya duygusal yaklaşmakta ve bu tür çözümler üretebilmektedirler, bu tür alternatif çözümler çocuğunuzun bu problem davranışını pekiştirmekte ve sağlıksız beslenmesine neden olmaktadır. Unutmayın hiçbir çocuk açlıktan ölmedi.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Diğer öğüne kadar bir yemek sunmayın ve bu konuda onunla konuşmayın, yemek saati dışında acıktığını vurgulayan bir çocuğunuz var ise “yemeklerimizi sadece yemek saatinde yiyoruz, yemek yerken seni de çağırmıştık , fakat gelmedin bu nedenle diğer yemek saatine kadar beklemelisin” şeklinde bir cevap vermeniz yararlı olacaktır. Fakat bu olayı dramatize etmemeye özen gösterin, sadece onunla konuşun ve yapmanız gereken aktiviteye geri dönün, bir dahaki öğünde güzel yemekler hazırlayacağınızı ifade edin ( sevdiği birkaç yemek yapabilirsiniz: alıştırma aşaması) . Bu yaş döneminde yaptırmak istediğiniz tüm davranışlarda oyun ve eğlenceyi kullanmalısınız. Çocuğun dünyasına giden en kısa yol oyundur. Hazırladığınız o güzel tabaklarda bir gülen yüz, bir çocuk şekli olması ( bu şekle bir isim de takabilirsiniz) çocuğunuzu yemek yemeğe motive edecektir. Yemek yeme çalışmalarının başlangıcında menüyü hazırlarken çocuk doktorunuzun vermiş olduğu listeden çocuğunuzun sevdiklerini seçmeniz yararlı olacaktır.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Tabağına yemeği koyarken ne kadar istediğini sorabilirsiniz, böylece yemek miktarını kendi tercih etmiş olduğunda kendi tabağından da sorumlu olacaktır. Tekrar istediğinde verebileceğinizi ifade edin. Masadaki diğer aile üyeleri tabaklarındaki yemeği bitirme konusunda doğru model olmayı unutmamalıdırlar. Yemeğini yerken sürekli “yemeğini ye!” gibi komutlar vermemelisiniz, biliyorsunuz yemek yemek doğal bir ihtiyaç ve uyarıya gerek yok . Bu davranışınızla çocuğunuz daha çok dikkat çekmeye çalışabilir ve yemek yeme konusunda sizinle daha fazla inatlaşabilir. Sevmediği bir yemeği zorla yedirmeye çalışmayın.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Onun da bir damak tadı olduğunu unutmayın, aynı vitamini verebilecek bir başka yemeği menüye ekleyebilirsiniz. Yemek yememesi ile ilgili hassasiyetinizi ona belli etmeyin bunu kullanmaya başlayabilir. Yemek sonrasında birlikte <span style="color: #ff0000;"><strong>eğlenceli</strong></span>birkaç aktivite planlayın, yemeğini bitirmek için böylece onu motive edebilirsiniz. Yemek sonrasında maddi ödüller sunmamaya özen gösterin, Çünkü yemek yemek normal ve olması gereken bir davranıştır. Bunun için bir ödül anlamsız ve yararsızdır. Bunun için en büyük ödül mutlu olduğunuzu ona göstermektir.</span></span></strong><span style="color: purple;"></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">Çocuğunuz hastalık döneminde ise iştahında bir azalma görülebilir, bu durumda çok fazla ısrarcı olmamalı ve çocuk doktorunuzla birlikte hareket etmelisiniz. Çocuğunuzun beslenme ile ilgili problemleri uzun süre devam ediyorsa ve kilosunda belirgin düzeyde bir azalma söz konusu ise çocuk doktorunuza götürmeniz gerekmektedir.</span></strong><br />
</span><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">alıntı</span></span></strong></p>
<img src="http://www.saglik.net.tr/?ak_action=api_record_view&id=2730&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.net.tr/cocuguma-yemek-yediremiyorum-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BEBEĞINIZIN DILINDEN ANLAYIN.</title>
		<link>http://www.saglik.net.tr/bebeginizin-dilinden-anlayin-2.html</link>
		<comments>http://www.saglik.net.tr/bebeginizin-dilinden-anlayin-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 08:37:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik.net.tr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.net.tr/?p=2729</guid>
		<description><![CDATA[Geçmiş araştırmalar, ağlayan bebeklerin anında ve olumlu ilgi ile yaklaşılırsa, kendi haline bırakılanlara oranla, büyüdüklerinde ağlamaya daha az eğilimli olduklarını göstermiştir.
Resim, Meleklermekani.Com Tarafından Küçültülmüştür . Orjinal Boyutunda Açmak İçin Buraya Tıklayın
Bebeğiniz ağladığında göstereceğiniz yakınlık ile, onunla güven ve ilgiye dayalı, sevgi dolu bir bağın temellerini atarsınız. Hem siz hem de bebeğiniz bu zorlu ağlama dönemini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste">Geçmiş araştırmalar, ağlayan bebeklerin anında ve olumlu ilgi ile yaklaşılırsa, kendi haline bırakılanlara oranla, büyüdüklerinde ağlamaya daha az eğilimli olduklarını göstermiştir.</div>
<div id="_mcePaste">Resim, Meleklermekani.Com Tarafından Küçültülmüştür . Orjinal Boyutunda Açmak İçin Buraya Tıklayın</div>
<div id="_mcePaste">Bebeğiniz ağladığında göstereceğiniz yakınlık ile, onunla güven ve ilgiye dayalı, sevgi dolu bir bağın temellerini atarsınız. Hem siz hem de bebeğiniz bu zorlu ağlama dönemini atlatmaya çalışırken arada kurulan derin bağdan yarar göreceksiniz.</div>
<div id="_mcePaste">AĞLAYAN BEBEKLE NASIL İLGİLENMELİ?</div>
<div id="_mcePaste">Bebeğinizin ilk aylarda ağlamak için pek çok nedeni vardır. Bebeğiniz ağladığında onu rahatlatacak güvenli yollardan birini deneyin.</div>
<div id="_mcePaste">0-6 AY ARASI BEBEKLER</div>
<div id="_mcePaste">AÇLIK: Karnı acıktığında ağlayacaktır. Siz bir süre sonra bu ağlamayı tanıyacak ve ne zaman olacağını tahmin eder duruma geleceksiniz. Bebeğinizin beslenmesini belirli saatlerle kısıtlamak zorunda değilsiniz. &#8221;Açlık ağlamasını&#8221; duyduğunuzda onu besleyebilirsiniz.</div>
<div id="_mcePaste">SUSUZLUK: Mama ile beslenen bebeklerde öğünler arasında sterilize edilmiş su verilebilir. Bebeğiniz, anne sütü ile besleniyorsa susadığını düşündüğünüz durumlarda, su vermek yerine onu emzirin.</div>
<div id="_mcePaste">KUCAKLANMAK İSTEĞİ: Bebeklerin sizin fiziksel temasınıza gereksinimi vardır .Onu kucağınıza alın ve göğsünüze dayayarak, kalp atışlarınızı duymasını sağlayacak şekilde taşıyın. Ağladığında, hızlı bir şekilde aşağı yukarı sallanmaktan hoşlanmayabilir. Yavaş, yumuşak ve rahatlatıcı hareketlerle onu sallayabilirsiniz. Müzik dinletmek veya sizin söyleyeceğiniz bir şarkı da bebeğinizi rahatlatabilir.</div>
<div id="_mcePaste">ÜSTÜNÜN DEĞİŞTİRİLMESİ: Bebeğiniz, giysilerinin çıkarılmasından hoşlanmayabilir. Bunun nedeni üşümesi değil, sadece içinde rahat ettiği uyku tulumu veya yeleğin çıkarılmasındandır. Onu mümkün olduğunca çabuk soyun ve onunla konuşmayı deneyin. Üstünü değiştirirken eğer üzerine bir havlu veya hafif bir örtü koyarsanız ağlamasının azaldığını göreceksiniz, çünkü kumaşa tutunacak ve onu cildi üzerinde hissedecektir. Bu dönem birkaç hafta içinde geçer.</div>
<div id="_mcePaste">ÇOK SICAK VEYA ÇOK SOĞUK: Bebeği uykuya yatırdığınızda oda sıcaklığı sabit olmalıdır. İdeal oda sıcaklığı 22 derecedir. Bebeklerin uyurken bez, yelek ve tulumdan başka bir şeye gereksinimleri yoktur. Onu çok fazla örtmeyin. Bebeğinizin vücut ısısını karnına dokunarak anlayabilirsiniz: Çok sıcak ise gereğinden fazla giydirmiş veya örtmüş olabilirsiniz.</div>
<div id="_mcePaste">KORKU: Bebeğiniz yüksek seslerden, parlak ışıklardan, ani ve hızlı hareketlerden irkilip rahatsız olabilir. Bunun sonucu ağlarsa, onu göğsünüze dayayarak sakinleştirmeye çalışın. Mümkünse, sıkıntısının kaynağını ortadan kaldırın.</div>
<div id="_mcePaste">KOLİK: Akşam yemeği saati ve bebeğiniz aniden ağlamaya başladı. Tanıdığınız bir ağlama değil, amansız bir çığlık ve hiçbir şekilde onu susturamıyorsunuz. Ağlaması o kadar güçlü ve ısrarlı ki yüzü kızarıyor, vücudu bir top şeklini alıyor. Bu ağlama nöbetleri günün düzenli parçaları haline geliyorsa, muhtemelen bebeğinizin kolik şikayeti vardır. Bebeğin 20 günlük ile 3 aylık görülen kolik sancılarına neyin sebep olduğu ve kesin tedavisi bilinmemektedir. Üç ayın sonunda kendiliğinden geçecek bu sancı süresince sakin ve sabırlı olmaya çalışın.</div>
<div id="_mcePaste">Tedavi:</div>
<div id="_mcePaste">Koliğin hiçbir bilinen tedavisi yoktur. Ancak bazı önlemler yararlı olabilmektedir:</div>
<div id="_mcePaste">Öncelikle bebeğinizi bir hekime ***ürün ve ağlama ve karın ağrısına neden olabilecek diğer hastalıklarla ayırıcı tanısının yapılmasını sağlayın.</div>
<div id="_mcePaste">Bebeğinizin rahat ve tok olmasını sağlayın.</div>
<div id="_mcePaste">Bebeğinizi dik olarak kucağınıza alın ve sırtına minik darbeler vurarak sakinleştirmeye çalışın.</div>
<div id="_mcePaste">Biberonla beslenme 20 dakikadan az sürüyorsa daha az delikli bir biberon başıyla beslemeyi deneyin. Böylece emme arzusunu giderin.</div>
<div id="_mcePaste">Sessiz ve daha az aydınlık bir oda dış uyaranları azaltarak yardımcı olabilir.</div>
<div id="_mcePaste">Bebeği korkutabilecek ani hareketlerden sakının.</div>
<div id="_mcePaste">On dakikadan fazla süredir bebeğiniz ağlıyorsa yüzüstü yatırmayı deneyin.</div>
<div id="_mcePaste">Çok aktif bebeklerde bebeğin bir battaniye ile sarmalanması işe yarayabilir.</div>
<div id="_mcePaste">Bazı bebekler araba yolculuğu ile bazıları da saç kurutma makinası veya elektrik süpürgesi sesi ile sakinleşebilmektedirler.</div>
<div id="_mcePaste">Ana baba olarak çocuğunuzun sağlıklı bir bebek olduğunu, infantil kolik in çocuğunuzun büyüme ve gelişmesi üzerinde hiçbir olumsuz etkisi olmayacağını ve bir müddet sonra kendiliğinden geçeceğini unutmayın ve moralinizi bozmayın.</div>
<div id="_mcePaste">Bebeğinizi formul mamaları ile besliyorsanız mamayı değiştirin. İnek sütü proteini olan mamalar yerine soya formüllü mamalar bazen yararlı olabilmektedir.</div>
<div id="_mcePaste">Bebeğinizi emziriyorsanız yediğiniz gıdalara dikkat edin (Lahana, karnıbahar, brokoli, inek sütü, çukulata ve soğandan uzak durmayı deneyin)</div>
<div id="_mcePaste">Koliklerde kullanılan hiçbir ilacın faydası kanıtlanamamıştır. Bazı yan etkilere neden olabilirler.</div>
<div id="_mcePaste">6 AYDAN BÜYÜK BEBEKLER</div>
<div id="_mcePaste">Bebek büyüdükçe; hayal kırıklığı çocuğun sıkıntısının en büyük nedeni haline gelir. Emeklemeyi ve sonra da yürümeyi öğrendi mi dünyayı araştırma olanağı olacak, aynı zamanda başını belaya sokacaktır. Onun kapıları açıp kapamasını mutfak dolabından eşyaları almasını engellemeye çalıştığınızda hayal kırıklığına bağlı göz yaşlarının akmaya başladığını göreceksiniz. Fakat kısa bir süre sonra ona oynayacak başka birşey verdiğinizde bunu unutacaktır</div>
<div id="_mcePaste">Bebeğiniz 2-3 yaşına girdiğinde, ağlama nedenleri daha karmaşıklaşacak ve tercihlerini, duygularını içerecektir. Bebeğiniz daha önce bahsedilen nedenlerle ağlayabileceği gibi, ağlamayı dikkat çekmek için kullanabilecek, hatta bunu bir krize bile dönüştürebilecektir.</div>
<div id="_mcePaste">Kızgınlığını, korkularını ifade etmek için ağlayacaktır. Kendini güvende hissetmediği, sizden ayrı kaldığı hatta kısa bir süre için yan odaya geçtiğinizde dahi ağlayacaktır. Yeni birşeyler öğrendikçe, yeni insanlar tanıdığında, hoşuna gitmeyen şeyler olacak ve hemen gözyaşları akmaya başlayacaktır. Zaman içinde, bebeğinizin ağlamane denlerini belirleyip onu rahatlatacak yöntemleri bulacaksınız. Ancak bebeğinizi çok kısa süre dahi yalnız bırakamıyorsanız ve ciddi bir korku problemi olustuğunu düsünüyorsanız doktorunuza danışın.</div>
<div id="_mcePaste">ANNE BABALAR İÇİN PRATİK ÖNERİLER</div>
<div id="_mcePaste">Özellikle çok küçük bebekleri yatıştırmak için birkaç basit öneri:</div>
<div id="_mcePaste">Emzik ve biberon işe yarar, ancak bebeğinizin onu saatlerce emmesine izin vermeyin. Emzik ve biberonun tatlıya batırılması ve tatlı içeceklerle kullanılması diş çürüklerine neden olabilir.</div>
<div id="_mcePaste">Şarkı söyleyin ve onunla dans etmeyi deneyin. Radyo veya teypten gelen dinlendirici bir müzik işe yarayabilir. Tabi o çıngırak gibi gürültü çıkarabileceği bir oyuncağı da tercih edebilir. Seyredebileceği renkli ve hareketli birşeyler hoşuna gidecektir.</div>
<div id="_mcePaste">Kanguruda sizinle temas edebilecek şekilde tutun. Onunla yürüyüş yapın veya dans edin. Onu kollarınızda veya ayaklarınızda hafifçe sallayarak uyutmayı deneyin.</div>
<div id="_mcePaste">Onu arabanızla veya kendi bebek arabasıyla dışarı gezmeye çıkarın. Özellikle geceleri çok etkili bir yöntemdir. Bebeğinizin sık ağlaması sizin için büyük bir endişe kaynağı olabilir . Tüm gün boyunca ve her fırsatta ağlayan bir çocukla uğraşmaktan sinirleriniz yıpranabilir.</div>
<div id="_mcePaste">NE ZAMAN ENDİŞELENMELİYİZ ?</div>
<div id="_mcePaste">Bebeğinizin sık ağlaması sizin için büyük bir endişe kaynağı olabilir. Tüm gün boyunca ve her fırsatta ağlayan bir çocukla uğraşmaktan sinirleriniz yıpranabilir. Bebeğinin ağlamasından, her anne baba farklı şekillerde etkilenirler. Bazı anne babalar endişelenip, çocuklarının ağlamasından kendilerini sorumlu tutarlar.</div>
<div id="_mcePaste">Diğerleri bu gürültüden ve bölünen gecelerden rahatsız olurlar. Kendilerini kaybetme noktasına gelenler, eğer susmazsa çocuğu fiziksel olarak cezalandırmakla tehdit ederler. Böyle bir davranış, bebek tarafından kolayca algılanır ve çok daha fazla ağlamasına neden olur.</div>
<div id="_mcePaste">Eğer çocuğunuzun ağlaması sizi çok kötü etkiliyor ve onu hırpalayabileceğinizi hissediyorsanız, bunu bir yakınınızla veya doktorunuzla tartışın. Yeni anne baba olmak zordur, bu nedenle sıkıntınızı tartışmak sizi rahatlatacaktır. Kendinize de bir miktar zaman ayırmayı unutmayın ve arada sırada bebeğiniz yanınızda olmadan da dışarı çıkmayı deneyin.</div>
<div id="_mcePaste">alıntı</div>
<p>Geçmiş araştırmalar, ağlayan bebeklerin anında ve olumlu ilgi ile yaklaşılırsa, kendi haline bırakılanlara oranla, büyüdüklerinde ağlamaya daha az eğilimli olduklarını göstermiştir.	Resim, Meleklermekani.Com Tarafından Küçültülmüştür . Orjinal Boyutunda Açmak İçin Buraya Tıklayın Bebeğiniz ağladığında göstereceğiniz yakınlık ile, onunla güven ve ilgiye dayalı, sevgi dolu bir bağın temellerini atarsınız. Hem siz hem de bebeğiniz bu zorlu ağlama dönemini atlatmaya çalışırken arada kurulan derin bağdan yarar göreceksiniz.<br />
AĞLAYAN BEBEKLE NASIL İLGİLENMELİ?<br />
Bebeğinizin ilk aylarda ağlamak için pek çok nedeni vardır. Bebeğiniz ağladığında onu rahatlatacak güvenli yollardan birini deneyin.<br />
0-6 AY ARASI BEBEKLER<br />
AÇLIK: Karnı acıktığında ağlayacaktır. Siz bir süre sonra bu ağlamayı tanıyacak ve ne zaman olacağını tahmin eder duruma geleceksiniz. Bebeğinizin beslenmesini belirli saatlerle kısıtlamak zorunda değilsiniz. &#8221;Açlık ağlamasını&#8221; duyduğunuzda onu besleyebilirsiniz.<br />
SUSUZLUK: Mama ile beslenen bebeklerde öğünler arasında sterilize edilmiş su verilebilir. Bebeğiniz, anne sütü ile besleniyorsa susadığını düşündüğünüz durumlarda, su vermek yerine onu emzirin.<br />
KUCAKLANMAK İSTEĞİ: Bebeklerin sizin fiziksel temasınıza gereksinimi vardır .Onu kucağınıza alın ve göğsünüze dayayarak, kalp atışlarınızı duymasını sağlayacak şekilde taşıyın. Ağladığında, hızlı bir şekilde aşağı yukarı sallanmaktan hoşlanmayabilir. Yavaş, yumuşak ve rahatlatıcı hareketlerle onu sallayabilirsiniz. Müzik dinletmek veya sizin söyleyeceğiniz bir şarkı da bebeğinizi rahatlatabilir.<br />
ÜSTÜNÜN DEĞİŞTİRİLMESİ: Bebeğiniz, giysilerinin çıkarılmasından hoşlanmayabilir. Bunun nedeni üşümesi değil, sadece içinde rahat ettiği uyku tulumu veya yeleğin çıkarılmasındandır. Onu mümkün olduğunca çabuk soyun ve onunla konuşmayı deneyin. Üstünü değiştirirken eğer üzerine bir havlu veya hafif bir örtü koyarsanız ağlamasının azaldığını göreceksiniz, çünkü kumaşa tutunacak ve onu cildi üzerinde hissedecektir. Bu dönem birkaç hafta içinde geçer.<br />
ÇOK SICAK VEYA ÇOK SOĞUK: Bebeği uykuya yatırdığınızda oda sıcaklığı sabit olmalıdır. İdeal oda sıcaklığı 22 derecedir. Bebeklerin uyurken bez, yelek ve tulumdan başka bir şeye gereksinimleri yoktur. Onu çok fazla örtmeyin. Bebeğinizin vücut ısısını karnına dokunarak anlayabilirsiniz: Çok sıcak ise gereğinden fazla giydirmiş veya örtmüş olabilirsiniz.<br />
KORKU: Bebeğiniz yüksek seslerden, parlak ışıklardan, ani ve hızlı hareketlerden irkilip rahatsız olabilir. Bunun sonucu ağlarsa, onu göğsünüze dayayarak sakinleştirmeye çalışın. Mümkünse, sıkıntısının kaynağını ortadan kaldırın.<br />
KOLİK: Akşam yemeği saati ve bebeğiniz aniden ağlamaya başladı. Tanıdığınız bir ağlama değil, amansız bir çığlık ve hiçbir şekilde onu susturamıyorsunuz. Ağlaması o kadar güçlü ve ısrarlı ki yüzü kızarıyor, vücudu bir top şeklini alıyor. Bu ağlama nöbetleri günün düzenli parçaları haline geliyorsa, muhtemelen bebeğinizin kolik şikayeti vardır. Bebeğin 20 günlük ile 3 aylık görülen kolik sancılarına neyin sebep olduğu ve kesin tedavisi bilinmemektedir. Üç ayın sonunda kendiliğinden geçecek bu sancı süresince sakin ve sabırlı olmaya çalışın.<br />
Tedavi:<br />
Koliğin hiçbir bilinen tedavisi yoktur. Ancak bazı önlemler yararlı olabilmektedir:<br />
Öncelikle bebeğinizi bir hekime ***ürün ve ağlama ve karın ağrısına neden olabilecek diğer hastalıklarla ayırıcı tanısının yapılmasını sağlayın.Bebeğinizin rahat ve tok olmasını sağlayın.Bebeğinizi dik olarak kucağınıza alın ve sırtına minik darbeler vurarak sakinleştirmeye çalışın.Biberonla beslenme 20 dakikadan az sürüyorsa daha az delikli bir biberon başıyla beslemeyi deneyin. Böylece emme arzusunu giderin.Sessiz ve daha az aydınlık bir oda dış uyaranları azaltarak yardımcı olabilir.Bebeği korkutabilecek ani hareketlerden sakının.On dakikadan fazla süredir bebeğiniz ağlıyorsa yüzüstü yatırmayı deneyin.Çok aktif bebeklerde bebeğin bir battaniye ile sarmalanması işe yarayabilir.Bazı bebekler araba yolculuğu ile bazıları da saç kurutma makinası veya elektrik süpürgesi sesi ile sakinleşebilmektedirler.Ana baba olarak çocuğunuzun sağlıklı bir bebek olduğunu, infantil kolik in çocuğunuzun büyüme ve gelişmesi üzerinde hiçbir olumsuz etkisi olmayacağını ve bir müddet sonra kendiliğinden geçeceğini unutmayın ve moralinizi bozmayın.Bebeğinizi formul mamaları ile besliyorsanız mamayı değiştirin. İnek sütü proteini olan mamalar yerine soya formüllü mamalar bazen yararlı olabilmektedir.Bebeğinizi emziriyorsanız yediğiniz gıdalara dikkat edin (Lahana, karnıbahar, brokoli, inek sütü, çukulata ve soğandan uzak durmayı deneyin)Koliklerde kullanılan hiçbir ilacın faydası kanıtlanamamıştır. Bazı yan etkilere neden olabilirler.<br />
6 AYDAN BÜYÜK BEBEKLER<br />
Bebek büyüdükçe; hayal kırıklığı çocuğun sıkıntısının en büyük nedeni haline gelir. Emeklemeyi ve sonra da yürümeyi öğrendi mi dünyayı araştırma olanağı olacak, aynı zamanda başını belaya sokacaktır. Onun kapıları açıp kapamasını mutfak dolabından eşyaları almasını engellemeye çalıştığınızda hayal kırıklığına bağlı göz yaşlarının akmaya başladığını göreceksiniz. Fakat kısa bir süre sonra ona oynayacak başka birşey verdiğinizde bunu unutacaktır<br />
Bebeğiniz 2-3 yaşına girdiğinde, ağlama nedenleri daha karmaşıklaşacak ve tercihlerini, duygularını içerecektir. Bebeğiniz daha önce bahsedilen nedenlerle ağlayabileceği gibi, ağlamayı dikkat çekmek için kullanabilecek, hatta bunu bir krize bile dönüştürebilecektir.<br />
Kızgınlığını, korkularını ifade etmek için ağlayacaktır. Kendini güvende hissetmediği, sizden ayrı kaldığı hatta kısa bir süre için yan odaya geçtiğinizde dahi ağlayacaktır. Yeni birşeyler öğrendikçe, yeni insanlar tanıdığında, hoşuna gitmeyen şeyler olacak ve hemen gözyaşları akmaya başlayacaktır. Zaman içinde, bebeğinizin ağlamane denlerini belirleyip onu rahatlatacak yöntemleri bulacaksınız. Ancak bebeğinizi çok kısa süre dahi yalnız bırakamıyorsanız ve ciddi bir korku problemi olustuğunu düsünüyorsanız doktorunuza danışın.<br />
ANNE BABALAR İÇİN PRATİK ÖNERİLER<br />
Özellikle çok küçük bebekleri yatıştırmak için birkaç basit öneri:<br />
Emzik ve biberon işe yarar, ancak bebeğinizin onu saatlerce emmesine izin vermeyin. Emzik ve biberonun tatlıya batırılması ve tatlı içeceklerle kullanılması diş çürüklerine neden olabilir.Şarkı söyleyin ve onunla dans etmeyi deneyin. Radyo veya teypten gelen dinlendirici bir müzik işe yarayabilir. Tabi o çıngırak gibi gürültü çıkarabileceği bir oyuncağı da tercih edebilir. Seyredebileceği renkli ve hareketli birşeyler hoşuna gidecektir.Kanguruda sizinle temas edebilecek şekilde tutun. Onunla yürüyüş yapın veya dans edin. Onu kollarınızda veya ayaklarınızda hafifçe sallayarak uyutmayı deneyin.Onu arabanızla veya kendi bebek arabasıyla dışarı gezmeye çıkarın. Özellikle geceleri çok etkili bir yöntemdir. Bebeğinizin sık ağlaması sizin için büyük bir endişe kaynağı olabilir . Tüm gün boyunca ve her fırsatta ağlayan bir çocukla uğraşmaktan sinirleriniz yıpranabilir.<br />
NE ZAMAN ENDİŞELENMELİYİZ ?<br />
Bebeğinizin sık ağlaması sizin için büyük bir endişe kaynağı olabilir. Tüm gün boyunca ve her fırsatta ağlayan bir çocukla uğraşmaktan sinirleriniz yıpranabilir. Bebeğinin ağlamasından, her anne baba farklı şekillerde etkilenirler. Bazı anne babalar endişelenip, çocuklarının ağlamasından kendilerini sorumlu tutarlar.Diğerleri bu gürültüden ve bölünen gecelerden rahatsız olurlar. Kendilerini kaybetme noktasına gelenler, eğer susmazsa çocuğu fiziksel olarak cezalandırmakla tehdit ederler. Böyle bir davranış, bebek tarafından kolayca algılanır ve çok daha fazla ağlamasına neden olur.<br />
Eğer çocuğunuzun ağlaması sizi çok kötü etkiliyor ve onu hırpalayabileceğinizi hissediyorsanız, bunu bir yakınınızla veya doktorunuzla tartışın. Yeni anne baba olmak zordur, bu nedenle sıkıntınızı tartışmak sizi rahatlatacaktır. Kendinize de bir miktar zaman ayırmayı unutmayın ve arada sırada bebeğiniz yanınızda olmadan da dışarı çıkmayı deneyin.<br />
alıntı</p>
<img src="http://www.saglik.net.tr/?ak_action=api_record_view&id=2729&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.net.tr/bebeginizin-dilinden-anlayin-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇOCUĞUMA YEMEK YEDIREMIYORUM&#8230;</title>
		<link>http://www.saglik.net.tr/cocuguma-yemek-yediremiyorum.html</link>
		<comments>http://www.saglik.net.tr/cocuguma-yemek-yediremiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 08:37:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik.net.tr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.net.tr/?p=2728</guid>
		<description><![CDATA[0-6 yaş döneminde annelerin-babaların özellikle vurguladığı bir problemdir YEMEK YEMEK…
“O kadar özenerek hazırlıyorum bir lokma bile yediremiyorum, benimle hep inatlaşıyor ve asla sözümü dinlemiyor.”
“ Bir türlü YEMİYOR sadece televizyon karşısında yemek yedirebiliyorum.” gibi ifadeler kullanılmaya başlamışsa yemek yemek gibi çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için gerekli olan bu temel ihtiyaç problem olmaya başlamış demektir.
Yemek yemek ; çocuğunuzun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">0-6 yaş döneminde annelerin-babaların özellikle vurguladığı bir problemdir YEMEK YEMEK…</span></span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">“O kadar özenerek hazırlıyorum bir lokma bile yediremiyorum, benimle hep inatlaşıyor ve asla sözümü dinlemiyor.”</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">“ Bir türlü YEMİYOR sadece televizyon karşısında yemek yedirebiliyorum.” gibi ifadeler kullanılmaya başlamışsa yemek yemek gibi çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için gerekli olan bu temel ihtiyaç problem olmaya başlamış demektir.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Yemek yemek ; çocuğunuzun önemli fiziksel ihtiyaçlarından biridir. Düzenli ve yeterli düzeyde beslenme çocuğunuzun sağlıklı büyümesi açısından öncelikli koşullardan biridir. Çocuğunuzun sağlıklı beslenmesi için almış olduğunuz yeşil ve vitamin dolu sebzelerle sırf sağlıklı beslensin diye saatlerinizi ayırarak hünerli ellerinizle hazırlamış olduğunuz o güzel tabağı önüne koyduğunuzda red cevabı almanız sizi çileden çıkarabilir. İşte burada sabırlı olmalı ve öfkenizi kontrol etmelisiniz. Hazırladığınız o güzelim yemeği yemiyor …peki bu durumda ne yapmalısınız.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Öncelikle istediğimiz bu konuda onunla çok fazla inatlaşmamanız, genellikle bu durumda anne yemesi konusunda ısrarcı olmakta ve çocukla bir mücadeleye girmektedir. Yapılan bu tür müdahale ve mücadeleler çocuğu yemek gibi doğal bir ihtiyaçtan daha da uzaklaştırmakta ve anne-çocuk arasındaki uçurumu arttırmaktadır. Yemek yeme ile ilgili yaşanılan çatışma gün içindeki diğer çatışmalarınızın bir başlangıcını oluşturacaktır. Onunla inatlaşmayın , yemeğin doğal bir ihtiyaç ve rutin bir aktivite olduğunu ona konuşmalarınız ve davranışlarınızla gösterin. Ona bu konuda anne ve baba olarak doğru model olmalısınız.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Yemek saatlerinde yemek masasında ailecek yer almalı ( yemek masasında herkesin belirli bir yeri olabilir) ve menüde yer alan yemekler ailenin tüm üyeleri tarafından sırası ile yenmeli, ( babanın yemek seçme veya pırasa yememe gibi bir özelliği varsa bu çocuk için yanlış bir model oluşturabilir) Yemek hazırlanmadan 10-15 dakika önce yemeği hazırlayacağınızı ona iletmelisiniz. Oyun aktivitesi veya uğraşısı bitmeden oyunun başından apar topar yemek masasına oturtulacak bir çocuğun yemek masasında mutsuz olması ve yemeğini yemeye tepki göstermesi beklenilen bir sonuçtur. Bu nedenle öncelikle onu sözel şekilde hazırlayın “Birazdan yemek yiyeceğiz” gibi, oyun aktivitesini ona göre ayarlamasını sağlamış olacaksınız, bu şekilde suç da sizden kalkacaktır, artık yemek masasında daha haklı olabileceksiniz.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Yemek öncesinde yemeğin hazır olacağını söylemenize rağmen yemek masasına gelmeyen bir çocuğunuz varsa ; inatlaşmayın , siz ve diğer aile üyeleri masadaki yerlerinize oturun ve yemeğinize başlayın, onun bu davranışını görmemezlikten gelin ve onunla ilgilenmeyin, asla ve asla başka yemek alternatifi sunmayın, yemeği yemek masası dışında bir yere taşımayın.Unutmayın yemek sadece yemek masasında yenir ve doğal bir ihtiyaçtır. Bu durumda anneler genelde olaya duygusal yaklaşmakta ve bu tür çözümler üretebilmektedirler, bu tür alternatif çözümler çocuğunuzun bu problem davranışını pekiştirmekte ve sağlıksız beslenmesine neden olmaktadır. Unutmayın hiçbir çocuk açlıktan ölmedi.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Diğer öğüne kadar bir yemek sunmayın ve bu konuda onunla konuşmayın, yemek saati dışında acıktığını vurgulayan bir çocuğunuz var ise “yemeklerimizi sadece yemek saatinde yiyoruz, yemek yerken seni de çağırmıştık , fakat gelmedin bu nedenle diğer yemek saatine kadar beklemelisin” şeklinde bir cevap vermeniz yararlı olacaktır. Fakat bu olayı dramatize etmemeye özen gösterin, sadece onunla konuşun ve yapmanız gereken aktiviteye geri dönün, bir dahaki öğünde güzel yemekler hazırlayacağınızı ifade edin ( sevdiği birkaç yemek yapabilirsiniz: alıştırma aşaması) . Bu yaş döneminde yaptırmak istediğiniz tüm davranışlarda oyun ve eğlenceyi kullanmalısınız. Çocuğun dünyasına giden en kısa yol oyundur. Hazırladığınız o güzel tabaklarda bir gülen yüz, bir çocuk şekli olması ( bu şekle bir isim de takabilirsiniz) çocuğunuzu yemek yemeğe motive edecektir. Yemek yeme çalışmalarının başlangıcında menüyü hazırlarken çocuk doktorunuzun vermiş olduğu listeden çocuğunuzun sevdiklerini seçmeniz yararlı olacaktır.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Tabağına yemeği koyarken ne kadar istediğini sorabilirsiniz, böylece yemek miktarını kendi tercih etmiş olduğunda kendi tabağından da sorumlu olacaktır. Tekrar istediğinde verebileceğinizi ifade edin. Masadaki diğer aile üyeleri tabaklarındaki yemeği bitirme konusunda doğru model olmayı unutmamalıdırlar. Yemeğini yerken sürekli “yemeğini ye!” gibi komutlar vermemelisiniz, biliyorsunuz yemek yemek doğal bir ihtiyaç ve uyarıya gerek yok . Bu davranışınızla çocuğunuz daha çok dikkat çekmeye çalışabilir ve yemek yeme konusunda sizinle daha fazla inatlaşabilir. Sevmediği bir yemeği zorla yedirmeye çalışmayın.</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">Onun da bir damak tadı olduğunu unutmayın, aynı vitamini verebilecek bir başka yemeği menüye ekleyebilirsiniz. Yemek yememesi ile ilgili hassasiyetinizi ona belli etmeyin bunu kullanmaya başlayabilir. Yemek sonrasında birlikte <span style="color: #ff0000;"><strong>eğlenceli</strong></span>birkaç aktivite planlayın, yemeğini bitirmek için böylece onu motive edebilirsiniz. Yemek sonrasında maddi ödüller sunmamaya özen gösterin, Çünkü yemek yemek normal ve olması gereken bir davranıştır. Bunun için bir ödül anlamsız ve yararsızdır. Bunun için en büyük ödül mutlu olduğunuzu ona göstermektir.</span></span></strong><span style="color: purple;"></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">Çocuğunuz hastalık döneminde ise iştahında bir azalma görülebilir, bu durumda çok fazla ısrarcı olmamalı ve çocuk doktorunuzla birlikte hareket etmelisiniz. Çocuğunuzun beslenme ile ilgili problemleri uzun süre devam ediyorsa ve kilosunda belirgin düzeyde bir azalma söz konusu ise çocuk doktorunuza götürmeniz gerekmektedir.</span></strong><br />
</span><br />
<strong><span style="font-size: small;"><span style="color: purple;">alıntı</span></span></strong></p>
<img src="http://www.saglik.net.tr/?ak_action=api_record_view&id=2728&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.net.tr/cocuguma-yemek-yediremiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BEBEĞINIZI EMZIRMEYE BAŞLAMADAN ÖNCE&#8230;</title>
		<link>http://www.saglik.net.tr/bebeginizi-emzirmeye-baslamadan-once.html</link>
		<comments>http://www.saglik.net.tr/bebeginizi-emzirmeye-baslamadan-once.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 08:36:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik.net.tr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.net.tr/?p=2727</guid>
		<description><![CDATA[Emzirme döneminin verimli olmasını sağlayan en önemli şey hamilelik döneminde hazırlanmaya başlamaktır. Emzirme doğal bir şeydir ancak iç güdüsel değildir. Sertifikalı uzmanların ders verdiği emzirme sınıflarına katılarak gerekli bilgileri edinebilirsiniz.
* Yardım alın. Doğum yapacağınız doğum merkezinde yada hastanede emzirme uzmanının olup olmadığını araştırın.
* Odada kalın. Bebeğinizi hastane odanızda bulundurarak çok kez emzirme alıştırması yapın.
* Sadece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: small;">Emzirme döneminin verimli olmasını sağlayan en önemli şey hamilelik döneminde hazırlanmaya başlamaktır. Emzirme doğal bir şeydir ancak iç güdüsel değildir. Sertifikalı uzmanların ders verdiği emzirme sınıflarına katılarak gerekli bilgileri edinebilirsiniz.</span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;">* Yardım alın. Doğum yapacağınız doğum merkezinde yada hastanede emzirme uzmanının olup olmadığını araştırın.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">* Odada kalın. Bebeğinizi hastane odanızda bulundurarak çok kez emzirme alıştırması yapın.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">* Sadece emzirin. Görevlileri bebeğinize destek besinler(hazır süt yada su) yada sakinleştirici vermemeleri için uyarın.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">* Erken ve sık emzirin. Bebeğinizi doğumdan sonra en kısa zamanda ve daha sonra düzenli olarak 2-3 saatte bir emzirin yada en azından günde sekiz- on iki defa emzirin. </span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">* Rahatlayın. Kendiniz için rahat ve destekleyici koltuk ve yastık bulun. Arkanıza yavaşça yaslanın ve dizlerinizi hafifçe yukarı çekin. Bebeğinizi çıplak teninize doğru yaslayın. Eğer oda serinse üzerinizi ince bir battaniyeyle sarın.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">* Bebeğinizi karnınıza yerleştirin. Bebeğinizi tek tarafına doğru, kulağından kalçasına kadar düz bir çizgi halinde olmak üzere göğüs seviyenizde tutun. Bebeğinizin dudaklarını göğsünüzle gıdıklayın ve ağzını açmasını sağlayın. Hızlı bir şekilde göğsünüze getirin.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">* Eğer bebeğiniz verimli bir şekilde ememiyorsa, yada siz rahatsızsanız parmağınızı ağzına sokarak emzirmeye ara verin. Eğer gerekliyse bebeğinizi sakinleştirdikten sonra devam edin. Düzgün bir pozisyonda bebeğin burnu göğsünüze değer. Dolayısıyla bebeğinizin nefes alması için bir yol düşünmenize gerek yoktur. eğer emzirme sırasında bebeğinizin vücudunu kendinize doğru daha fazla çekerseniz göğsünüz ve bebeğinizin burnu arasındaki boşluk birazcık genişler. Eğer duruş doğru ise bebek etkili bir şekilde emer ve siz de travmadan kurtulursunuz.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">* Uyumu bulun: öncelikle tek göğsünüzü emzirin. Diğer göğsünüzü vermeden önce bebeğinizin rahatlamış ve tatmin olmuş bir şekilde kendiliğinden göğsünüzü bırakmasına izin verin. Emzirme rahat olmalıdır. Eğer değilse, doktorunuza danışın.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">NOT: Bebeğiniz üçüncü günden itibaren en az altı ile sekiz defa altını ıslatmalı ve iki kere bağırsak hareketi yapmalıdır. Aksi takdirde doktorunuza danışın.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">alıntı</span></strong></p>
<img src="http://www.saglik.net.tr/?ak_action=api_record_view&id=2727&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.net.tr/bebeginizi-emzirmeye-baslamadan-once.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;BEBEKLERE BAL YERINE PEKMEZ..&#8217;</title>
		<link>http://www.saglik.net.tr/bebeklere-bal-yerine-pekmez.html</link>
		<comments>http://www.saglik.net.tr/bebeklere-bal-yerine-pekmez.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 08:36:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik.net.tr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.net.tr/?p=2726</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, annelere, bebek beslenmesiyle ilgili birkaç püf noktası verdi. Bir yaşından küçük bebeklere bal yedirilmemesi konusunda uyardı.
Sağlık Bakanlığı, alerjin maddeleri içermesi nedeniyle bir yaşından küçük bebeklere bal yedirilmemesini önerdi. Sağlık Bakanlığı, annelere, bebek beslenmesiyle ilgili birkaç püf nokta verdi.
Bal yerine pekmez
&#8220;Alerjin maddeleri içermesi nedeniyle bir yaşından küçük bebeklere bal verilmemelidir. Bunun yerine besleyici değeri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: small;">Sağlık Bakanlığı, annelere, bebek beslenmesiyle ilgili birkaç püf noktası verdi. Bir yaşından küçük bebeklere bal yedirilmemesi konusunda uyardı.</span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;">Sağlık Bakanlığı, alerjin maddeleri içermesi nedeniyle bir yaşından küçük bebeklere bal yedirilmemesini önerdi. Sağlık Bakanlığı, annelere, bebek beslenmesiyle ilgili birkaç püf nokta verdi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">Bal yerine pekmez</span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;">&#8220;Alerjin maddeleri içermesi nedeniyle bir yaşından küçük bebeklere bal verilmemelidir. Bunun yerine besleyici değeri çok daha fazla ve demirden zengin olan pekmezin tüketilmesi daha sağlıklıdır&#8221; diyen Bakanlık, böbrekleri henüz gelişmediğinden ve böbrek solid yükünü artırdığı için bir yaşına gelene kadar bebeklere tuz ve tuzlu gıdaların da verilmemesi gerektiğini bildirdi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">Bakanlık, &#8220;Şeker de boş kalori kaynağı olup, gelişmeye katkısı bulunmadığı ve yeme isteğini azalttığı için bebekler için uygun besinlerden değildir&#8221; açıklaması yaptı.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">Anne sütünden vazgeçmeyin!</span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;">Bebeklere ilk altı ayda sadece anne sütü verilmesini öneren Bakanlık, altı ayın sonunda uygun pişirme yöntemi kullanılarak hazırlanan balık ve yumurta verilebileceğini kaydetti.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">alıntı</span></strong></p>
<img src="http://www.saglik.net.tr/?ak_action=api_record_view&id=2726&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.net.tr/bebeklere-bal-yerine-pekmez.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BEBEKLERDE GAZ SORUNU</title>
		<link>http://www.saglik.net.tr/bebeklerde-gaz-sorunu.html</link>
		<comments>http://www.saglik.net.tr/bebeklerde-gaz-sorunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 08:35:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik.net.tr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.net.tr/?p=2725</guid>
		<description><![CDATA[Bebek bakımında anne ve babaları en fazla yoran, bebeklerin ise ortak derdi olan gaz sancılarının, bilinçsiz verilen mama ve erken dönemde başlayan ek gıdalar ile anne sütünün
önerilere uygun şekilde verilmemesinden kaynaklandığı bildirildi.
Gaz sancısını önlemek için bebeğinize sakin bir tavırla yaklaşın ve şu önerilere kulak verin.

Aşırı sıcak veya soğuk ortam oluşturulmamalı. Dar ve sıkıcı veya üst [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: small;">Bebek bakımında anne ve babaları en fazla yoran, bebeklerin ise ortak derdi olan gaz sancılarının, bilinçsiz verilen mama ve erken dönemde başlayan ek gıdalar ile anne sütünün</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">önerilere uygun şekilde verilmemesinden kaynaklandığı bildirildi.</span></strong><br />
<strong><span style="font-size: small;">Gaz sancısını önlemek için bebeğinize sakin bir tavırla yaklaşın ve şu önerilere kulak verin.</span></strong></p>
<ul>
<li><strong><span style="font-size: small;">Aşırı sıcak veya soğuk ortam oluşturulmamalı. Dar ve sıkıcı veya üst üste giysiler giydirilmemeli.</span></strong></li>
</ul>
<ul>
<li><strong><span style="font-size: small;">Bebekler hep aynı pozisyonda yatırılmamalı, yan olarak veya karın üstü yatırılmalı. Ancak, karın üstü yatırılırken bir kişinin mutlaka bebeğin yanından ayrılmamasına da dikkat edilmeli.</span></strong></li>
</ul>
<p><strong><span style="font-size: small;">GÜZEL SÖZLER SÖYLEYİN</span></strong></p>
<ul>
<li><strong><span style="font-size: small;">Her beslenmeden sonra en az yarım saat ve en az iki kere &#8221;Gark&#8221; edinceye kadar gazı çıkartılmalı.</span></strong></li>
</ul>
<ul>
<li><strong><span style="font-size: small;">Bebeğe okşayarak ve severek güzel sözler söylenmeli. Sakin olduğu bir zamanda bebeğe uygun masaj yapılmalı.</span></strong></li>
</ul>
<p><strong><span style="font-size: small;">alıntı</span></strong></p>
<img src="http://www.saglik.net.tr/?ak_action=api_record_view&id=2725&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.net.tr/bebeklerde-gaz-sorunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
