Delİ Dana HastaliĞi

saglik.net.trPazartesi, Haziran 14, 2010


DELİ DANA HASTALIĞI

İngiltere de ilk olarak 1986 yılında patlak veren ve sığır etinden insanlara da geçebileceği kabul edilen Deli Dana hastalığının başlıca nedeninin hayvancılığın bir sanayi haline geldiği Avrupa da sığırların ot yerine etle beslenmesi olduğu sanılıyor. Avrupa ülkelerinde et ve süt hayvanları ucuz ve karlı olduğu gerekçesiyle, giderek artan biçimde, bitkisel yemler yerine kemik tozu ve insan tüketiminde kullanılmayan artık etlerden imal edilen yemlerle besleniyor. Birçok bilim adamı doğal beslenme biçimine aykırı bu diyetin tehlikeli hayvan hastalıklarının yayılmasına neden olduğunu düşünüyor.

BSE

BSE, Bovine Spongioforme Encephalopathie kelimelerinin kısaltılması. Türkçesi: Sığırların beyinlerinde süngerimsi biçimde dejeneratif deÄŸiÅŸiklerin oluÅŸmasıyla belirgin hastalık. Hastalığa yakalanan sığırların hareketlerinde anormallik olduÄŸu için, bu hastalığa halk arasında “deli dana” hastalığı denildi.

BSE’NİN KÖKENİ

Deli dana hastalığına çok benzeyen ve sadece koyunlarda görülen Scarpie hastalığı, yaklaşık 250 yıldır biliniyor. Bu hastalık, diğer hayvan türlerine bulaşabiliyor. Scarpie hastalığından ölmüş bir koyun, sığırlar için hazırlanan yemlere katkı maddesi olarak kullanıldığında, hastalık sığırlara bulaşıyor.

BSE’NİN SIÄžIRLARDAKİ BELİRTİLERİ

Hastalığın ilk belirtileri genellikle bulaşma tarihinden 4-6 yıl sonra görülüyor. İlk belirtiler, hayvanın temas sırasında çok korkması, dişlerini gıcırdatması ve saldırgan davranışlar göstermesi. Hastalığın ileri safhasında sığırlar, burunlarını ve böğürlerini anormal bir biçimde yalar, kulak hareketleri hızlanır, baş ve kulakların duruşu anormalleşir. Hayvanlar çok fazla titrer ve bacaklarını kontrol edemezler. Çok kaşındıkları için, genellikle kafa derileri yaralanmıştır. Sığırlar, hastalığın son safhasına doğru düşer ve felç olur. Hastalığın başladığı tarihten 2-3 ay sonra da ölürler.

BSE İNSANA NASIL BULAŞIR?

BSE hastalığının insanlara da bulaÅŸtığı biliniyor. BSE’nin insanlarda görülen biçimi klasik Creutzfeldt-Jakob hastalığına çok benziyor. Creutzfeldt-Jakob hastalığı ilk kez 1920’li yıllarda iki Alman Nörolog tarafından tarif edilmiÅŸti. Bu hastalık, insanlarda normalde 60 yaşından sonra görülüyor. Klasik Creutzfeldt-Jakob hastalığının nedenleri hala bilinmiyor. Son zamanlarda genç insanlar da Creutzfeldt-Jakob hastalığının belirtilerine çok benzeyen bir hastalık nedeniyle hayatını kaybedince, bilim adamları, BSE’nin insanlara da bulaÅŸtigi sonucuna vardilar.

CREUTZFELDT-JAKOB HASTALIGININ BELIRTILERI

Hastaligin ilk belirtileri yorgunluk, uyku bozuklugu ve iştahsizlik. Hastalar, dizlerinde agri hisseder ve hareketlerini kontrol etmekte zorlanirlar. Ardindan hafiza kaybi başlar. Hastaligin son safhasinda istem dişi kas hareketleri hastayi yataga düşürür ve hasta yataginda ölümü bekler. Creutzfeldt-Jakob hastaliginin tam teşhisi ancak otopsiyle yapiliyor. Otopside, hastanin beyninin süngerimsi bir biçim aldigi görülür.

HASTALIGA YAKALANMAMAK IÇIN NELER YAPMALI?

BSE hastaligina en fazla Ingiltere’de yetiÅŸtirilen sigirlarda ve orada üretilen yemlerde rastlandigi için, Ingiltere’den ithal edilen koyun ve dana eti alınmamalıdır.

Bilim adamları, hastalıklı sığırlardan yapılan süt ürünlerinde ve et suyu tabletleri gibi ürünlerde çok az sayıda virüs bulunduğu için, hastalığın bu ürünlerden bulaşmasının mümkün olmadığı görüşünde.

Beyin, dalak ve omurilik içeren ürünler ise çok tehlikeli. Sığır dokuları içeren kozmetik ürünlerinin de tehlikeli olmadığını belirten bilim adamları, her ihtimale karşı bitkisel maddelerden yapılan ürünlerin tercih edilmesini öneriyor.

BSE VEYA CREUTZFELDT-JAKOB HASTALIĞININ TEDAVİSİ

İlaç tedavisi şu an mevcut değil.

BSE HASTALIK ZİNCİRİ NASIL KIRILIR?

Scarpie hastalığı nedeniyle ölmüş koyunların, hayvan yemi olarak kullanılmaması gerekiyor.

Hastalanan sığırlar hemen kesilmeli ve yakılmalıdır.

Alakalı Diğer Konular

Genel

 

Deli Dana Hastalığı

saglik.net.trPazar, Haziran 13, 2010

Deli Dana Hastalığı
İngilizcesi ile mad cow disease olarak adlandırılan Deli Dana hastalığı (Bovine spongiform encephalopathy – BSE – olarak da tanımlanmakta), sığırlarda görülen beyin hastalığıdır.

Duruş, hareket, duyu bozuklukları ve beyindeki süngerimsi değişikliklerle kendini göstermektedir. Hastalığa yakalanan sığırların hareketlerinde anormallik olduğu için, bu hastalığa halk arasında "Deli Dana" hastalığı denildi. Deli Dana hastalığına çok benzeyen ve sadece koyunlarda görülen Scrapie hastalığının, yaklaşık 250 yıldır bilindiğini belirten uzmanlar bu hastalığın, diğer hayvan türlerine bulaşabildiğini açıkladılar.

Scrapie hastalığından ölmüş bir koyun, sığırlar için hazırlanan yemlere katkı maddesi olarak kullanıldığında, hastalığın sığırlara da bulaştığı vurgulandı.

Bilim dünyası, 1996 yılında, İngiltere’de 10 ÅŸinin Creutzfeldt-Jakop hastalığı (Creutzfeldt-Jakop Disease=CJD) sonucu öldüğünü öğrendi. Bu ölümlerin nedeninin klasik CJD olmadığı ve sığırlardan insanlara hasta sığırların tüketilmesi ile geçen Deli Dana hastalığının insanlardaki ÅŸekli, yani yeni tip CJD (vCJD) olduÄŸu bildirildi. Deli Dana

Mustafa Sezgin

İnsanoÄŸlu son yıllardaki geliÅŸen teknolojiyle adeta geleceÄŸe meydan okurken doÄŸa dakendi oyununu oynayarak kendini yeniliyor.. Atalarımızın ismini sıkça duymadığı birçok hastalık ,günümüzde insanoÄŸlunun etrafını sarmış tehdit ediyor.Bunlardan biri olan Deli Dana hastalığı,.son günlerde gündemde olan, ingilizcesi ile mad cow disease olarak adlandırılan özellikle sığırlarda görülen birbeyin süngeri türü yada bilimsel adıyla?Bowine Spongioform Encephalopathy?(BSE) hastalığıdır. Bu hastalık, duruÅŸ, haraket, duyu bozuklukları vesinirsel dokuların bozulmasıyla karakterize olan öldürücü ,bulaşıcı olabilen ve beyindeki süngerimsi deÄŸiÅŸikliklerle kendini gösteren bir tablo sergilemektedir.. Hastalık ilk kez 1986 yılında İngiltere’de tanımlanmıstır. Calışmalarda, 1985 yılında İngiltere’de cok az sayida Deli Dana vakası oluÅŸtuÄŸu bildirilmiÅŸtir. Giderek artış gösteren sığır hastalığı İngiltere ve bazı Batı Avrupa ülkelerinde rastlanmakta olup, 1993 yılı ortalarına kadar İngiltere, İskocya ve Galler bölgesinde yaklaşık 100.000 vaka tespit edilmistir.

Hastalığın etmeni tam olarak tanımlanamamış olup, kuluçka süresinin cok uzun olması, ısıya karşı cok yüksek dayanıklılığı ve vücutta etken immun sistemini uyarmadığından bağısıklık oluÅŸumu ve antikor oluÅŸumunun olmaması gibi bir cok biyolojik, fiziksel ve kimyasal karakterleri virus özelliÄŸine uymamaktadır. Bu yüzden ?Deli Dana? ve aynı gruptaki diÄŸer hastalıkların alışılmamış virusler olarak tanımlanmalarına neden olmuÅŸtur. Bugun bu gruptaki hastalar icin prion tanımlaması yapılmaktadır. Prion, vücuda girdikten sonra kendi türünde proteinler üretmektedir. Hastalığı da prion’un protein kısmının taşıdığı düşünülmektedir. Bu hastalıkta, Prion adı verilen özel bir cins protein oluÅŸmakta veHasta hayvanlarınetinin yenmesi ya da bunların dokuların üretilmiÅŸ, serum ilaç vb, maddelerin kullanılmasıyla vücuda girmektedir. Vücuda girdikten sonra dokuların normal protein üretimini etkileyerek bozuk bir protein çeÅŸidi ( Prion) üretilmesine neden olmaktadır. Bu anormal proteinler beyin dokusunda birikmeye baÅŸlayınca da ‘Deli Dana Hastalığı’ ortaya çıkıyor. Prion, beyin ve omurilik gibi sinir sistemi hücrelerini etkileyerek süngersi bir hale getirmekte ve bu sistemin görevlerini bozmaktadır Halk arasında hepsine aynı isim verilmekle beraber bilim dünyasında, farklı canlı gruplarında farklı isimlerle anılıyor. Hastalığın ana nedeni koyunlarda rastlanan scrapie hastalığının etmeninin sığırlara bulasmasıdır. Bulasma doÄŸrudan hayvandan hayvana olmamakta, Scrapie hastalığı görülen koyunlardan edilen et-kemik unu, et unu ve kemik ununun sığır yemlerinde kullanılması sonucu bu yemle beslenen sığırlarda meydana geldiÄŸi anlaşılmıştır. Hasta koyunların iç organları ve kemiklerinin daha yoÄŸun bulaÅŸmakaynağı oldugu da belirlenmistir

İngiltere dışında İrlanda, İsvicre, Fransa, Umman, Falkland Adalari, Portekiz, Italya, Almanya, Kanada ve Danimarkada az sayıda?Deli Dana? vakası bildirilmistir. Ancak bunların İngiltereden ithal edilen canlı hayvanlar veya hayvan yemlerinde kullanilan et-kemik unuyla iliskili olduÄŸu görülmüştür. Hastalığın bulaÅŸması hakkındaki veriler, hastalığın sığır ırklarına ve genetik faktorlerine bagli olmadığına, ayrıca sığır ithalati, spermanin kullanılması veya sürüler arası hayvan hareketleriyle iliÅŸkili olmadığına dikkati cekmistir. İngiltere’de hastalığın çıkışı et-kemik unu üreten rendering tesislerinde 1980′den sonra yapılan üretim yöntemi deÄŸiÅŸikligine baglanmistir. Ekonomik sebepler nedeniyle, et-kemik unu yapılması sırasında uygulanan isinin düsürülmesi, Ingiltere koyunlarında yaklasik 200 yildir yaygın olarak görülen scrapie’nin (bir baska prion hastalığıdır) sıgırlara bulaÅŸmasını saÄŸlamıştır. Daha sonra hastalığa yakalanan sığırlardan üretilen et-kemik ununun diger sığırlara yedirilmesi sonucu büyük salgın patlak vermistir.

Bir türün enfeksiyonunun, baska bir türün enfeksiyonunu getirmesi seklinde gelisen bu , Beyin sünger hastalığı olan hayvanların insanlar icinde enfeksiyon kaynağı olabileceÄŸini düsündürmüstür. Deli Dana’nın ortaya çıkmasıyla birlikte insanlarda görulen Creutzfeldt-Jakob Sendromunda bir artış gözlenmis ve arasında bir iliÅŸ olabileceÄŸi düsünülmüstür. Fakat Deli Dana’nın bir zoonoz (hayvandan insana gecen hastalik) olduÄŸuna dair delil yoktur. Zoonoz karakter göstermesi olasılığına karsı önlem alınmaktadır..

İnsanlar da görülen bu hastalıkilk olarak Papua yerlileri arasında salgın yaptığı sırada tanınmış. Dünyanın son yamyamları olan bu yerliler insan eti yediklerinde prionu almış ve hastalanmışlar. Bilim adamlarının yoğun çabalarıyla insan eti yemekten vazgeçirilerek salgının önüne geçilmiştir.

Bugün için, hasta hayvanların etlerinin yenilmesiyle insanlara bulaşabiliyor. Özellikle beyin ve omurilik dokusu gibi yerlerde daha yoğun olduğu için bu dokuların katıldığı yiyecekler çok daha tehlikeli olmaktadır.

Özellikle bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve tedavisi konusunda yoÄŸun araÅŸtırmalar yapan Amerika Milli Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü (NIAID) fareler üzerinde yaptığı araÅŸtırmalarda bu hastalığın tedavisi yolunda bazı geliÅŸmeler etti. Bu merkezin uzmanlarından Dr Suzette Priola baÅŸkanlığındaki bir ekip, siklik tetrapiroller adı verilen bir ilaç denediler. Kanser tedavisinde de kullanılan bu ilacın zerkedildiÄŸi farelerde hastalığın ortaya çıkışı engellemekta ya da yüzde 300 oranında geciktirilmektedir. Bu ilaç ÅŸimdilik, hastalık belirtileri ortaya çıktıktan sonra etki etmiyor, hastalık etkeni bulaÅŸtığı sırada verildiÄŸinde olumlu etkilerini gösteriyor. Dr Suzette Priola, ‘hastalığın insanlarda görülen ÅŸekliancak hastalık belirtileri ortaya çıktıktan sonra teÅŸhis edilebiliyor. Oysa ilaç ÅŸimdilik bu aÅŸamada etki etmiyor. Åžu andaki tüm çabamız bu ilacı belirtiler ortaya çıktıktan sonra da etki edebilecek hale getirmek’ diyor.

Bu ilaç normal dışı protein üretimini engellediği için Alzheimer ve Tip2 şeker hastalığı gibi,normal dışı bir protein üretimi ile bünyenin hasar gördüğü diğer hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek.

Tıpta yeni geliÅŸmelere hepbirlikte…

Alakalı Diğer Konular

Sağlık Haberleri