ANNE BEBEĞINI KAÇ YIL EMZIRMELI
gelişimine uygun bir terkipte olması gerekir. Zira bebeğin
yeterince olgunlaşmamış sindirim sistemi ve hassas böbrekleri
her şeyi gıda olarak tüketmeye henüz hazır değildir. Bu bebeğe uygun besin hazırlamak görevi de ebeveynlere verilseydi
nasıl bir besin hazırlardınız?
Ve bu besinin bebeğin bağırsaklarına böbreklerine uygun olması için ne gibi tedbirler alırdınız? Bebeği hem besleyecek
hem de mikroplara karşı koruyacak çift fonksiyonlu bir besin hazırlamak akıllara gelir miydi?
Dünyaya yeni gelen bir bebek için besin hazırlamak gerekseydi kompozisyonunda şu maddelerin belli oranlarda olması gerekirdi… su
protein aminoasi karbonhidrat yağ yağ asitleri mineral ve vitaminler (A
sekiz alt grubu olan B
C
D
E ve K vitaminleri).. Bu yüzden çocuğa rahmet çeşmesinden akıtılan anne sütünün % 90′ı sudur…
Büyüme ve organ tamiri için gerekli temel besin olan proteinler
anne sütünde katı (kazein) ve çözünebilir (whey) protein şeklindedir. Anne sütündeki kazein inek sütündeki kazeine göre daha yumuşak pıhtılar oluşturur ve sindirilmesi daha kolaydır. Anne sütündeki whey proteinlerinin çoğu anti-enfektif hususiyette yaratıldığından
bebeği enfeksiyonlardan korumada rol alırlar değerli dinleyiciler…
Hayvan sütlerinde ise
bebeğe faydalı olacak anti-enfektif proteinler yoktur. Bağışıklık sistemi tam olarak gelişmediğinden
bebek
enfeksiyonlarla mücadele edemez.
Bu yüzden bebeğin korunması
bebekler için hem bir besin
hem de bebeği enfeksiyonlara karşı koruyan canlı bir sıvı özelliğindeki anne sütü yoluyla sağlanır. Anne sütünde bulunan makrofajlar ve lenfositler canlı olduğundan hiçbir besin anne sütünün yerini tutamaz.
Kur’an-ı Kerim de
Kasas suresinde
Firavun’un akıl almaz zulmü ve ALLAH’ın
onu ibret alınsın diye nasıl cezalandırdığı anlatılır. Firavun’a
bir kâhin İsmail oğullarından bir bebeğin doğacağını ve kendi krallığına son vereceğini bildirir.
Bunun üzerine Firavun
doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini emreder. Doğan bütün erkek çocuklar Firavun’un emriyle öldürülürken
annesi Hz. Musa’ya (as) hamile kalır. Ve bebeğini doğurur. Hz. Musa’nın (as) annesinin ilk düşündüğü şey
bebeğini Firavun ve askerlerinden korumaktır.
Tam bu esnada anneye şu âyet ilham edilir: “Bunun içindir ki
Musa dünyaya gelince annesine şöyle ilham ettik. O’nu bir süre emzir. Şayet onun başına bir şey geleceğinden endişe edersen
ırmağa bırak
hiç endişe etme
hiç üzülme
biz O’nu sana kavuşturacağız ve O’nu resullerden yapacağız.” (Kasas
7)
Bebeğini Firavun’dan korumaktan başka bir düşünceye sahip olmayan anneye
ALLAH’ın ilk emri
“O’nu bir süre emzir!” olmaktadır. Surenin bu âyetten önce ve sonra gelen âyetlerine baktığımızda âyetin ana temasının bebeği korumak olduğu açıkça görülmektedir.
Ana fikri bebeği öldürülmekten korumak olan bu âyette
başlangıç cümlesi
neden “O’nu bir süre emzir!” olmaktadır? Çünkü bebeği bekleyen tehlike
sadece Firavun’un askerleri değildir. Bugün ulaştığımız tıbbî bilgilerle artık kesin olarak biliyoruz ki
yeni doğan bebeğin bağışıklık sistemi yeterli olmadığı için
mikroplara karşı da korunması gereklidir.
Hatta mikroplara karşı korumanın önceliği vardır. Çünkü Firavun’un askerleri çocuğu bulmadan önce
çocuğun mikroplarla karşılaşması kaçınılmazdır. Bunca stres altında bulunan bir anne
bebeğin temizliğine ve bakımına yeterince özen göstermeyebilir. Bu da bebeğin enfeksiyonlara yakalanma riskini artırır.
Onun için
ALLAH (cc) Hz. Musa’nın annesine birinci öncelik olarak bebeğini emzirmesini vahyediyor. Anne sütünü yaratan ALLAH (cc) olduğu için
elbette anne sütünün bebeği mükemmel beslemesinin yanı sıra
enfeksiyonlara karşı koruyacağını da biliyor. Aslında emzirme olmadan da ALLAH bebeği koruyabilir. Fakat sebepler dünyasında yaşayan bizlere bir ölçüyü hatırlatıyor. Ayrıca emziren annenin endişelerden ve korkulardan uzak olması gerekir.
Stresli bir ortam annenin sütünün azalmasına ve giderek kesilmesine sebep olur. (Dünya Sağlık Örgütü-1993
UNICEF
1993-Beslenme Bölümü- H-10F) Bu âyetin “emzir!” emrinden sonra gelen cümlelerine bakılırsa
endişe içinde olan bir annenin rahatlatıldığı görülür: “Şayet O’nun başına bir şey geleceğinden endişe edersen
ırmağa bırak
hiç endişe etme
hiç üzülme
biz O’nu sana kavuşturacağız ve O’nu resullerden yapacağız.” Bu cümleler tamamen “O’nu bir süre emzir!” beyanını desteklemektedir.
Emziren annede yüksek seviyede prolaktin hormonu salgılanır. Prolaktin hormonunun süt yapılmasını sağlamanın yanı sıra
anneyi gevşetme ve stresin olumsuz tesirlerinden koruma fonksiyonu da bulunmaktadır. Derin bir endişe içinde bocalayan anneye özellikle emzirmenin emredilmiş olması bu yönüyle de anlamlıdır.
Ana fikri çocuğun korunması olan âyete
“O’nu bir süre emzir!” emriyle başlamak her yönüyle bir mucizedir ve tıp âlemi olarak
son otuz yıl içinde öğrendiğimiz
anne sütünün koruyuculuğu bilgisiyle tam bir uyum içindedir. Anne sütüne
karbonhidratlardan bebeğin bağırsağına uygun olan lâktoz şekeri konulmuştur.
Bu madde yavaş ve kolay sindirildiğinden
kan şekerini
çocuğun ihtiyacına uygun oranlarda tutar. Anne sütündeki lâktoz miktarı
anne diyetinden etkilenmez. Lâktoz
ayrıca sütteki kalsiyum emilimini artırır. Lâktozu meydana getiren moleküllerden biri olan galâktoz molekülü
bazı yağ molekülleriyle birleşerek bebeğin beyin gelişimi için çok önemli olan bileşikleri meydana getirir. Lâktoz bebeğin bağırsaklarında lâktobasillus bifidus denen mikropların çoğalmasında rol alır. Böylece bebeğin bağırsak florası
zararlı olmayan bu bakterilerden teşekkül eder. Sonuçta bebeğin ishallerden korunması da anne sütüyle sağlanır.
Anne sütünde ayrıca 100′den fazla çeşidiyle oligosakarit denen küçük şekerler vardır değerli dostlar… Oligosakaritler ve diğer anti-enfektif maddeler
bağırsaklarda zararlı mikroplara yapışarak bunların bağırsaklara tutunmalarının önlenmesinde ve bu şekilde bebeğin bu zararlı mikroplardan korunmasında rol oynar.
Prematüre bebeklerde
anne sütündeki lâktozun % 90′ından fazlası emme sonrasında bağırsak mukozasıyla kana geçer. Henüz immün sistemi yeterince gelişmemiş prematüreler için oligosakaritler vasıtasıyla sağlanan bu koruma ne annenin
ne de bebeğin iradesiyle sağlanabilir….
Bebekler kendileri için gerekli olan enerjinin büyük kısmını anne sütündeki yağlardan karşılar. Anne sütündeki yağlar
küçük çaplı yağlardır. Bebeğin bağırsaklarından emilimi kolaydır. Her emzirmede
emzirmenin sonuna doğru sütteki yağ oranı yükselir.